Hz. Ali B. Ebu Talip (ra)

Hayatı ve İslam’a Girişi

Resulullah (sas)’in amcasının oğlu, damadı, aşere-i mübeşşereden dördüncüsü ve dördüncü halifedir. Babası Ebû Talib, annesi Kureyş’ten Fâtıma binti Esed, dedesi Abdulmuttalip’tir. Künyesi Ebu’l Hasan ve Ebû Tûrab (topragin babasi), lâkabı Haydar; ünvanı Emîru’l-Mü’minin’dir. Ayrıca ‘Esedullah=Allah’ın Aslanı’ ünvanıyla da anılır.

Hz. Ali (ra), küçük yaştan itibaren Peygamber (sas)’in yanında büyüdü. On yaşında islâm’ı kabul ettiği bilinmektedir. Hz. Hatice’den sonra müslümanlığı ilk kabul eden odur. Hatta ilk müslümanlığı kabul edenin de o olduğu rivayet edilmiştir.1 Peygamber Efendimiz (as)’ın omuzuna çıkarak Ka’be’nin üzerindeki putu kırmıştı.2 Haşim Oğullarını davet eden Peygambermize bir tek Hz. Ali olumlu cevabı vermiş, Peygamberimiz (as) da onu

Kardeşimsin ve vezirimsin

diyerek taltif buyurmuştu.

Medine’ye hicret etti, Bedir, Uhud, Hendek, Bey’at-ı Rıdvan ve Tebük seferinin dışında bütün gazalarda hazır oldu. Hicret gecesinde Peygamberimizin yatağına yatarak büyük bir tehlikeyi göze almış ve müşrikleri şaşırtmıştır.

Hz. Ali (ra), Bedir savaşından sonra Hz. Fâtıma ile evlendi. Nikâhlarını bizzat Hz. Peygamber (sas) kıydı. Hz. Ali’nin, Hz. Fâtıma’dan üç oğlu, iki kızı dünyaya geldi.
Hz. Ali (ra), Mekke’nin fethi sırasında sancaktarlık yaptı. Hz. Peygamber ile birlikte Kâbe’deki bütün putların kırılmasında yardımcı oldu.
Tebük seferine çıkılırken Hz. Ali’yi ehl-i beytin muhafazası için Medine’de bıraktı. O, bu sefere katılamadığı için müteessir oldu. Bunun üzerine Resulullah (sas),

Musa’ya göre Harun ne ise, sen de bana karşı o olmak istemez misin?

dedi. Hz. Ali, bu iltifattan çok memnun oldu.

Yemen’in İslam’a daveti için Peygamber Efendimiz (as), Hz. Ali’yi Yemen’e gönderdi. Hz. Ali (ra),

Ya Rasulallah bu çok güç bir iş

dedi. Bunun üzerine Efendimiz (as),

Ya Rabb, Ali’nin dili tercümanı, kalbi hidayet nurunun membaı olsu

diye dua buyurdu. Hz. Ali (ra), Yemen’e gitti, kısa süren irsadları sayesinde Yemen’in bütün Hemedan kabilesi müslüman oldu. Hz. Peygamber (sas)’in vefatı sırasında hücre-i saadette bulunanların başında idi. Hz. Ebu Bekir (ra), halife seçildiği sırada Hz. Ali (ra), Resulullah’ın hücresinde tekfin ile meşgul idi.

Hz. Ömer (ra) döneminde devletin baş kadısı olarak görev yaptı. Hz. Osman (ra) zamanında ise, idarî tutumdan pek memnun olmamakla birlikte gelen şikayetleri zamanında Hz. Osman’a bildirdi ve hal çareleri teklif etti. Hz. Osman’ı muhasara edenleri uzlaştırmak için elinden gelen her türlü gayreti sarfetti.

 

Hilafeti

Hz. Osman (ra)’in şehâdetinden sonra ona bey’at edildi. Ancak o, son derece karışık bir dönemde halife oldu. Halledilmesi gereken bir çok problemle karşı karşıya idi. Bu problemler Cemel ve Siffin gibi iç savaşları doğurdu. Çıkan ihtilâfları giderme noktasında çok çalıştı. Nihayet, Kûfe’de 40/661 yılında bir Hârici olan Abdurrahman b. Mülcem tarafından sabah namazına giderken yaralandı ve bu yaranın etkisiyle şehid oldu.

Hz. Ali (ra), Hz. Peygamber (sas)’in hep yanında olduğu için Tefsir, Hadîs ve Fıkıh ilimlerinde sahabenin en önünde idi. Onun hakkında Resulullah (sas),

İlim beldesinin kapısı

demişti. Hilâfet dönemi iç karışıklıklarla dopdolu olmasına rağmen İslâm’ın öğretilmesi ve öğrenilmesi konusunda büyük katkıları olmuştu. Medine’de duruma hakim olunca, eğitim ve çğretim için okul açtırdı. Burada dini ilimlerin yanı sıra dil ve dünyevi ilimler de okutuldu. Devlet yönetimi ve hizmetlerini; maliye, ordu, tesrî ve kaza gibi bölümlere ayırarak yürüttü. Malî işleri, toplama ve dağıtma diye iki kısma ayırdı. Ümmetin malında ümmet adına tasarruf ederken, son derece titiz davranırdı. Kendisi en az ile iktifa etmeye çalışırdı. Kufe’de kışın soğuğunda ince bir elbise ile camiye gittiği rivayet edilmişti. Çağdaş devlet idarecilerine de örnek olabilecek şekilde bir nizamname hazırlatmış ve valilerine göndermişti. Vefat ettiği zaman geride bıraktığı serveti sadece altıyüz dirhem para idi; onu da hizmetçisine vermek için geri bırakmıştı.3 Bakara suresinin 207. ayetinin onun hakkında indiği rivayet edilmiştir.4 Halifeliği 5 seneden biraz fazla sürmüş idi. Vefat ettiğinde yaşı altmış üç civarında idi.5

Hz. Ali (ra)’in faziletleri hakkında anlatılan şu rivayet, onun yüceliği hakkında yeterli ip uçları vermektedir:

Bir gün Hz. Muaviye (ra), Sa’d b. Ebi Vakkas (ra)’a

Seni Ebu Turab’ın (Hz. Ali) aleyhinde konuşmaya en gel olan şey nedir?

diye sordu. Hz. Sa’d (ra) şöyle cevap verdi:

Rasulullah’ın söylediği üç şeyi hatırlamaz mısın? Asla Ali’ye kötü söz söylemeyeceğim. Çünkü o üç şeyden bir tanesi bile bana söylenmiş olsaydı, kırmızı tüylü develerimin olmasından daha sevimli gelirdi.

Peygamber  Efendimiz (as), seferlerinden birinde (Tebük Seferi), Ali’yi Medine’de bırakmıştı. Bunun üzerine Ali,

beni çocuklarla kadınların başındamı bıtrakıyorsun Ya Rasullallah

dedi. Allahır Rasulü (sas):

Sen bana, Musa’ya nisbetle Harun gibi olmak istemez misin? Şu var ki benden sonra peygamberlik yoktur

buyurdu. Yine Peygamberimiz (sas)’i Hayber Gazasında şöyle derken duydum:

Bayrağı öyle birine vereceğim ki, o, Allah’ı ve Rasulünü sever, Allah ce Rasulü de onu sever.

Hepimiz o geceyi acaba biz miyiz? diye geçirdik. Sabah olunca Peygamberimiz

Bana Ali’yi çağırınız

buyurdu. Onu getirdiler ama gözü ağrıyordu. Peygamberimiz (as), tükürüğü ile onun gözünü meshetti, arkasından da bayrağı ona teslim etti. Allah (cc) da fethi ona müyesser kıldı. Al-i İmran suresinin 61. Ayeti olan,

Al-i İmran suresinin 61. Ayeti
Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: “Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra da lanetleşelim; Allah’ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim

indiğinde, Peygamber Efendimiz (as), Ali’yi, Fatıma’yı, Hasan ve Hüseyin’i çağırdı ve şöyle buyurdu:

Allah’ım bunlar benim ehlimdir” buyurdu.6

Hz. Ali (ra) efendimizin merkez idarecilerine ve valilerine gönderdiği devlet nizamnamesini özetleyerek almak istiyoruz:

  1. Halka karşı daima içinizde sevgi ve nezaket besleyiniz. Onlara bir canavar gibi davranmayınız ve onları azarlamayınız.
  2. Müslüman olsun olmasın herkese aynı davrannız. Müslümanlar kardeşleriniz, müslüman olmayanlar ise sizin gibi bir insandır.
  3. Affetmekten utanmayınız. Cezalandırmada acele etmeyiniz. Emriniz altında bulunanların hataları karşısında hemen öfkelenip kendinizi kaybetmeyiniz.
  4. Taraf tutmayınız, bazı insanları kayırmayınız. Bu tür davranışlar sizi zulme ve despotluğa çeker.
  5. Memurlarınızı seçerken zalim yöneticilere hizmet etmemiş ve devletin suçlarından ve zulümlerinden sorumlu olmamış bulunmalarına dikkat ediniz.
  6. Doğru, dürüst ve nazik kişileri seçin ve çıkar ummadan ve korkmadan acı gerçekleri söyleyebilenleri tercih ediniz.
  7. Atamalarda araştırma yapmayı ihmal etmeyiniz.
  8. Haksız kazanç ve ahlâksızlıklara düşmemeleri için memurlarınıza yeterince maaş ödeyiniz.
  9. Memurlarınızın hareketlerini kontrol ediniz ve bunun için güvendiğiniz samimi kişileri kullanınız.
  10. Mektuplar ve müracaatlara bizzat kendiniz cevap veriniz.
  11. Halkın güvenini kazanın ve onların iyiliğini istediğinize kendilerini inandırınız.
  12. Hiç bir zaman vaadinizden ve sözünüzden dönmeyiniz.
  13. Esnaf ve tüccara dikkat ediniz; onlara gereken önemi veriniz, fakat ihtikâr, karaborsa ve mal yığmalarına izin vermeyiniz.
  14. El işlerine yardım ediniz; çünkü bu yoksulluğu azaltır, hayat standardını artırır.
  15. Tarımla ugraşanlar devletin servet kaynağıdır ve bir servet gibi korunmalıdır.
  16. Kutsal görevinizin yoksul, sakat ve yetimlere bakmak olduğunu hiç aklınızdan çıkarmayınız. Memurlarınız onları incitmesin, onlara kötü davranmasın. Onlara yardım ediniz, koruyunuz ve yardımınıza ihtiyaç duydukları her zaman huzurunuza çıkmalarına engel olmayınız.
  17. Kan dökmekten kaçınınız, İslâm’ın hükümlerine göre öldürülmesi gerekmeyen kimseleri öldürmeyiniz.

 

Alınacak Dersler

  1. Hz. Ali (r.a.) efendimiz, ilk müslüman olan çocuktur.
  2. Hz. Ali (r.a.) efendimiz aynı zamanda cesaret ve kahramanlığın sembolüdür.
  3. O, bütün bunların yanında sahabenin en büyük âlimlerinden birisidir.
  4. Feragatin, sadakatin, aynı zamanda da sadakatin bayraklarından birisidir.
  5. En büyük fitne ile imtihan olmasına rağmen, hiç bir zaman adaletsiz davranarak hududu tecavüz edecek hiç bir şey yapmamıştır.
  6. Hz. Ali (r.a.) efendimizin ilim deryasından hangi vecizesini alsak, yolumuzu aydınlatır.

  1. Üsdü’l Gabe, IV/88
  2. Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 384
  3. Üsdu’l Gabe, IV/97
  4. A.g.e. IV/98
  5. A.g.e., IV/115
  6. A.g.e. IV/99

Tüm Ev Sohbetlerini burdan indirebilirsiniz.

Fatih Şahin

Fatih Şahin 2010 yılından günümüze kadar Merkez Camii Reutlingen Şube Yönetim Kurulunda yer almaktadır. Son olarak Cami Sekreterliği ve EMUG Başkanlığı görevini ihya etmektedir ve mesleki hayatında bilgisayar mühendisi olarak çalışmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Pin It on Pinterest