Hutbe: En Hayırlı Yatırım

Muhterem Müslümanlar!
İnsan olarak çalışıp çabalıyor, ailemizin geçimini temin ediyoruz. Geçimlerini helalinden temin edip ailesini helalinden geçindirenlere ne mutlu!

Her insan gibi biz Müslümanlar da elbette mal ve servet biriktirebiliriz. Helalinden kazanıp, malımızda, servetimizde hakkı olanlara haklarını vererek malımızın, servetimizin şükrünü eda ederiz. Ancak kendimize şu soruyu da sormamız gerekmektedir: Neden mal ve servet biriktiriyoruz? Bunun en kısa ve doğru cevabı kuşkusuz ki şudur; ileride çalışma imkânımız olmazsa bugünden tedbir almak veyahut da çocuklarımıza maddi anlamda rahat edebilecekleri bir gelecek sağlamak için. Ve bütün bu meşguliyetler içinde, Müslümanca hareket etmek, İslam ahlakına uygun davranmak durumundayız.

Bununla birlikte biz, gelecek dediğimizde, her şeyden önce evlatlarımızın, torunlarımızın, yani gelecek nesillerimizin durumunu düşünürüz. Aslolan onların Müslüman kimliğiyle, Müslüman asaleti ile bu toplumlarda yaşayabilmeleridir.

Aziz Müminler!
Bu uğurda bir cemaat hâlinde hareket etmek, geleceğimizi ortaklaşa şekillendirmek için çalışmak zorundayız. Şu kubbesi altında namaz kıldığımız camimiz başta olmak üzere, eğitim merkezlerimiz, okullarımız ve diğer müesseselerimiz, ancak el birliği ile kurulabilen, el birliği ile yaşatılabilen müesseselerdir. Bu birlikten ayrılırsak, yolumuzda yalnız kalır, evlatlarımız ve torunlarımız için hazırladığımız maddi birikimler biz hayır diye düşünürken, şerre dönüşebilir. Rabbimiz şöyle buyuruyor: “İnsan hayra dua eder gibi şerre de dua eder. İnsan çok acelecidir.”[1] Mezkur ayette, hayır için dua eden, bunun için Rabbi’ne yalvaran bir kimsenin, acelecilik edip, tartıp biçmeden bir iş yapmaya kalkışmasının onu şerre götürmesi ihtimalinden bahsedilmekte, uyarıda bulunulmaktadır. O hâlde bunun çaresi, bir olmak, birlikte olmak, iyilik üzere kurulmuş şu müesseseleri daha da geliştirerek evlatlarımızın istifadesine sunmaktır.

Açılan her bir cami, açılan her bir anaokulu, Kur’an kursu, eğitim merkezi Rabbimiz’in inayeti ile, bizler için kendi hayrımızı çağırma, davet etme, o hayır için Allah’a yalvarma vesilesi olacaktır.

Hepimiz çocuklarımıza daha iyi bir gelecek hazırlamak amacıyla onlara maddi birtakım şeyler miras bırakmak isteriz. Ama bundan çok daha önemlisi onların kimliklerini İslam’a göre inşa edebilecekleri, kendilerini Müslüman şahsiyetler olarak yetiştirebilecekleri müesseseleri kurmak ve bu müesseseleri yaşatmak olacaktır.

Değerli Kardeşlerim!
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir hediye vermiş olamaz.”[2] diyor. Ahlak ve maneviyat erozyonunun yaşandığı bir ortamda, şu soruyu sormak önemlidir: “Toplumdan soyutlanmış bir şekilde, sadece evimizde kalarak çocuklarımıza bu terbiyeyi verebilir miyiz?” Cevap açıktır: Elbette ki, bu terbiyeyi kendi başımıza veremeyiz. Daha ziyade kurduğumuz müesseslerle bu terbiye verilecek, aynı zamanda evde pekişecek, ana-baba, amca-dayı, komşu, arkadaş herkes buna katkıda bulunacaktır.

Öyleyse, gelin, teşkilatımızın her yıl sizlere takdim ettiği, eğitim, okul, yurt projeleri için üzerimize düşen vazifeyi en kısa zamanda yerine getirelim. Görevli kardeşlerimizle hemen irtibata geçelim.

Rabbim, hayrınızı ve niyetinizi kabul ve hayırlı nesiller nasip etsin!

[1] İsrâ suresi, 17:11
[2] Tirmizî, Birr, 58; H. No: 1952

Feitagspredigt (Deutsch)
Hutba (Arabisch)
Hutbe (Türkçe)

 

Fatih Şahin

Fatih Şahin 2010 yılından günümüze kadar Merkez Camii Reutlingen Şube Yönetim Kurulunda yer almaktadır. Son olarak Cami Sekreterliği ve EMUG Başkanlığı görevini ihya etmektedir ve mesleki hayatında bilgisayar mühendisi olarak çalışmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Pin It on Pinterest