Hz. Ömer B. Hattab (ra)

Raşit Halifelerin 2. sidir. İslâm’ı yeryüzüne yerleştirip, hakim kılmak için Resulullah (sas)’in verdigi tevhid mücadelesinde O’na en yakın olan sahabeden biridir. Hz. Ömer (ra), Fil Olayından on üç sene sonra Mekke’de doğmuştur. Büyük Ficar savaşından dört yıl sonra dünyaya geldiği de söylenmiştir. 1  Babası, Hattab b. Nüfeyl olup, nesebi Ka’b’da Resulullah (sas) ile birleşmektedir. Kureyş’in Adiy boyuna mensup olup, annesi, Ebu Cehil’in kardeşi veya amcasının kızı olan Hanteme’dir. 2

Hz. Ömer (ra), küçük yaşlarda iken babasının sürülerine çobanlık etmiş, daha sonra da ticarete başlamıştır. Suriye taraflarına giden ticaret kervanlarına iştirak ederdi. 3 Kureyşin ileri gelenlerindendi. Sefaret (elçilik) görevi onda idi. Bir savaş çıkması durumunda elçi olarak o gönderilirdi. Dönüşünde verdigi bilgi ve görüşlere göre hareket edilirdi. Ayrıca kabileler arasında çıkan anlaşmazlıkların çözümünde etkin rol alırdı. Verdiği kararlar baglayıcı olurdu. 4

 

İslam’a Girişi

Hz. Ömer (ra), sert mizaclı idi. İslâm’a karşı da aşırı tepki verenlerdendi. Sonunda dedelerinin dinini inkâr eden ve tapındıkları putlara hakaret ederek insanları onlardan yüz çevirmeye çağıran Muhammed (sas)’i öldürmeye karar vermişti. Kılıcını kuşandı; Peygamberi öldürmek için harekete geçti. Resulullah (sas)’i öldürmek için onun bulunduğu yere doğru giderken, yolda Nuaym b. Abdullah ile karşılaştı. Nuaym ona, böyle öfkeli nereye gittiğini sorduğunda o, Muhammed (sas)’i öldürmeye gittiğini söyledi. Nuaym, Ömer’in ne yapmak istedigini öğrenince ona, kız kardeşi ve eniştesinin de yeni dine girmiş olduğunu söyledi ve önce kendi ailesi ile ugraşması gerektiğini bildirdi. Bunu ögrenen Ömer (ra), öfkeyle eniştesinin evine yöneldi. Kapıya geldiğinde içerde Kur’an okunuyordu. Kapıyı çalınca, içerdekiler okumayı kestiler ve Kur’an sayfalarını sakladılar. İçeri giren Ömer (ra), eniştesini dövmeye başladı; araya giren kız kardeşi de bir darbe aldı ve burnu kanadı. Kız kardeşinin ona, ne yaparsa yapsın dinlerinden dönmeyeceklerini söyleyerek kararlılığını bildirmesi üzerine, ona karşı merhamet duyguları kabardı ve okuduklarnı görmek istediğini söyledi. Kendisine verilen sahifelerden Kur’an ayetlerini okuyan Ömer (ra), hemen orada imân etti ve Resulullah (sas)’in nerede olduğunu sordu. O sıralarda müslümanlar, Safa tepesinin yanında bulunan Erkam (ra)’in evinde gizlice toplanıp ibadet ediyorlardı. Resulullah (sas)’in Daru’l-Erkam’da olduğunu öğrenen Ömer (ra), doğruca oraya gitti. Kapıyı çaldığında gelenin Ömer olduğunu öğrenen sahabiler endişelenmeye başladılar. Zira Ömer silahlarını kuşanmış olduğu halde kapının önünde duruyordu. Hz. Hamza,

Bu Ömer’dir. İyi bir niyetle geldiyse mesele yok. Eğer kötü bir düşüncesi varsa, onu öldürmek bizim için kolaydır

diyerek kapıyı açtırdı. Resulullah (sas), Ömer (ra)’in iki yakasını tutarak,

Müslüman ol ya İbn Hattab! Allahm ona hidayet ver!

dediğinde, Ömer (ra), hemen Kelime-i şehadet getirerek imân ettiğini açıkladı. 5

Hz. Ömer (ra), müslüman olmadan önce Rasulullah (sas) şöyle dua buyurmuştu:

Allahım! İslâm’ı Ömer b. el-Hattab veya Amr b. Hişam (Ebû Cehil) ile yücelt 6

Bu dua bereketiyle hidayet Hz. Ömer (ra)’e nasip olmuştur. Hz. Ömer (ra)’in İslam’a dahil olması peygamberliğin 6. senesidir. O İslam’a girdiği zaman sahabenin sayısı -rivayetler muhtelif olmakla beraber-39 erkek 21 kadar hanımdan müteşekkildi. 7  Peygamber Efendimiz (as), onun hakkında,

Allah, hakkı onun dili ve kalbine uygun kıldı. O “Faruk”tur. Allah hakla batılın arasını onunla ayırdı 8

Bir başka duasında şöyle buyurmuştur:

Allah’ım İslam’ı Ömer b. El-Hattap ile güçlendir 9

Onun hakkında bn Mes’ud (ra) şunları söylemişti:

Ömer’in müslümanlığı fetih, hicreti nusret (yardım), devlet başkanlığı rahmetti. O müslüman oluncaya kadar biz evimizde dahi namaz kılamazdık. O müslüman olunca, müşriklerle mücadele etti, müşrikler bizi bıraktı, biz de rahat bir şekilde namazlarımızı kılmaya başladık 10

Huzeyfe (ra) de şunları ifade etmişti:

Ömer’in İslam’a girmesi devamlı yaklaşan bir adım gibi idi. Ömer öldürülünce devamlı uzaklaşan ve tersinegiden bir adım gibi oldu 11

Müslümanlığını açıkça ilan eden kişi Hz. Ömer (ra) olmuştur. 12

 

Halifeliği

Hz. Ömer (ra), Müslüman olduktan sonra sürekli Resulullah (sas)’in yanında bulunmuş, onu korumak için elinden gelen her gayreti göstermiştir. İslâm tebliğinin yeni bir yön kazanması için Medine’ye hicret emrolundugu zaman müslümanlar Mekke’den Medine’ye gizlice göç etmeye başladıklarında Hz. Ömer, gizlenme ihtiyacı duymadan açıktan yola çıkmıştı. Hz. Ali (ra) onun hicretini şu şekilde anlatmaktadır: “Ömer’den başka gizlenmeden hicret eden hiç bir kimseyi bilmiyorum. O, hicrete hazırlandığında kılıcını kuşandı, yayını omuzuna taktı, eline oklarını aldı ve Kâ’be’ye gitti. Kureyş’in ileri gelenleri Kâ’be’nin avlusunda oturmakta idiler. Kâ’be’yi yedi defa tavaf ettikten sonra, Makâm-ı İbrahim’de iki rek’at namaz kıldı. Halka halka oturan müşrikleri tek tek dolaştı ve onlara; “Yüzler çirkinleşti. Kim anasını evlatsız, çocuklarını yetim, karısını dul bırakmak istiyorsa şu vadide beni takip etsin” dedi. Onlardan hiç biri onu engellemeye cesaret edemedi. 13 Bunun içindir ki İbn Mes’ud (ra); “Onun hicreti bir zaferdi” demiştir. 14

Hz. Ömer (ra), Bedir, Uhud, Hendek, Hayber vb. gazvelerin hepsine ve çok sayıda seriyyeye katılmış, bunların bazısında komutanlık yapmıştır. O, bütün meselelerde net ve tavizsiz tavır koyardı.

Hz. Ebû Bekir’in halife seçilmesinde Hz. Ömer büyük rol oynamış ve Hz. Ebu Bekir (ra)’in en büyük yardımcısı o olmuştur. Hz. Ebû Bekir (ra), vefat edeceğini anlayınca, Hz. Ömer’i kendisine halef tayin etmeyi düşünmüş, sahabenin bazı ileri gelenleri ile istişare etmiş, bir kısmının itiraz etmesine rağmen,

“Allah’ın kullarının en iyisini halife yaptım”

diyerek vasiyetini yazdırmış ve yerine Hz. Ömer (ra)’i halife nasbetmiştir. 15

Hz. Ömer (ra), halife olduktan sonra daha önceki devlet siyasetini, yani fetih politikasını devam ettirdi. Suriye’ye ve İran’a ordular sevketti. Kısa sürede, İran, Azerbaycan ve Ermenistan gibi ülkeler fethedildi. Daha sonra Kudüs kuşatıldı ve barış yoluyla bizzat halife tarafından teslim alındı. Amr b. El-As (ra) komutasındaki ordular Mısır’ı fethettiler. 16

Hz. Ömer, bir taraftan fetih çalışmalarına hız verirken, bir taraftan da devleti teşkilatlandırmaya çalıştı. Bu anlamda gelir ve giderlerin tesbit edildiği “divan” teşkilatını kurdu. Yargı işlerini düzenleyecek müstakil “kadı” tayinleri yapıldı.

Hz. Ömer (ra), adelet prensibini tavizsiz uygulamaya gayret etti. Muhtaç ve yoksul kimselere her hanig bir ayırdım yapmadan devlet hazinesinden maaş bağladı. Fethedilen bölgelerde okullar açtı, müderrisler tayin etti. Devletin her tarafında mescidler inşa ettirdi. Bunların sayısı dört bini geçiyordu. İlk defa bu dönemde takvim kullanılmaya başladı. 17 İlk defa hicri de para bastırmak suretiyle piyasaya sürdü. 18 Dış tehlikelere karşı ordugah şehirler kurdu ki Basra, Kufe ve Fustat bu şehirlerden bazıları idi.

Hz. Ömer (ra), toplumun işlerini halletme noktasında kamuoyu yoklamasını ve istişareyi yaygın olarak yapardı. İdarede görevlendirdiği memurlarına karşı sert davranır, onların haksızlık yapmalarına asla göz yummazdı. Halka karşı ise son derece şefkatli davranırdı.

Fırat kıyısında bir deve helak olsa, Allah bunu Ömer’den sorar diye korkarım

derdi. Hz. Ömer (ra), merkezden uzak bölgelerde halkın durumunu yakından görmek için seyahatler yapmış, insanların dertlerini daha yakından dinlemek ve öğrenmek istemiştir. Hz. Ömer (ra), İslâm tarihinde adâletin timsali olarak yerini almıştır.

 

Alınacak Dersler

  • İman insanı ahsen-i takvim mertebesine çıkarır. Bunu Hz. Ömer (r.a.) efendimizin hayatında görüyoruz.
  • Yakini iman insanı cesaretli kılar. Bunu Hz. Ömer (r.a.) Efendimizin kız kardeşi Fatıma (r.a.)’da ve Hz. Ömer (r.a.) Efendimizin ilk müslüman olduğu günde Ashab-ı kiramı Ka’be’ye götürmesinde görüyoruz.
  • Hz. Ömer (r.a.) Efendimiz adalet ve ferasetin kaynağıdır.
  • Adalet idarenin temelidir.
  • Toplumun kurumsallaşması hizmetlerin yaygın hale gelmesi için lüzumludur.

  1. İbnül-Esîr, Üsdül-gâbe, Kahire 1970, IV, 146
  2. A.g.e., Aynı yer, shf. 138
  3. H. İbrahim Hasan, Tarihu’l İslam, Mısır 1979, 1/210
  4. Süyuti, Tarihu’l Hulefa, Beyrut 1986, 123; Üsdü’l Gabe, IV/138
  5. İbn Sa’d, Tabakatü’l Kübra, II, 268-269; Üsdül-gâbe, IV, 148-149; Suyûtî, Tarihu’l-Hulefa, Beyrut 1986, 124 vd.
  6. İbnu’l-Hacer el-Askalânî, el-İsâbe fi Temyîzi’s-Sahâbe, Bagdat t.y., II, 518; İbn Sa’d, aynı yer; Suyûtî, a.g.e., 125
  7. İbn Sa’d, aynı yer
  8. Tirmizi, Sünen, Kitabu’l Menakıb, Bab 50/18, H. No: 3682, 5/607; Kenzu’l Ummal, H. No: 32714, 32717
  9. Kenzu’l Ummal, H. No: 32768, 32773, 32774, 35840, 35881
  10. Üsdü’l Gabe, IV/144
  11. A.g.e., Aynı yer
  12. Süyuti, a.g.e. 129
  13. Süyuti, a.g.e. 130
  14. İbn Sa’d, aynı yer; Üsdül-gâbe, IV, 153
  15. Üsdü’l-gâbe, IV,168-199; İbn Sad, a.g.e., III, 274 vd.; Suyûtî a.g.e., 92-94
  16. Şibli Numanî, Bütün yönleriyle Hz. Ömer ve Devlet idaresi, Terc. Talip Yasar Alp, istanbul t.y., I, 285-286
  17. Ahmed en-Nedvi, Asr-ı Saadet, Terc. Ali Genceli, İstanbul 1985, I, 317
  18. Hassan Hallâk, Dirâsât fî Tarihi’l-Hadâretil-İslamiye, Beyrut 1979, 13-15

 

 

 

Tüm Ev Sohbetlerini burdan indirebilirsiniz.

Fatih Şahin

Fatih Şahin 2010 yılından günümüze kadar Merkez Camii Reutlingen Şube Yönetim Kurulunda yer almaktadır. Son olarak Cami Sekreterliği ve EMUG Başkanlığı görevini ihya etmektedir ve mesleki hayatında bilgisayar mühendisi olarak çalışmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Pin It on Pinterest